31 Ekim 2017 Salı

KURNAZ SATIŞ TAKTİKLERİ


Bebek tebriği için arkadaşıma gitmiştim.Bir süre oturduk,bebeği sevdim,çay içtik.Sonrasında  arkadaşım bebeğini uyutmaya giderken” kapı çalarsa bakar  mısın? “ diye ricada bulundu.Tabi ki kabul ettim.
Az  sonra zil çalınca bebek uyanmasın diye koşarak kapıyı açtım.Kibar bir delikanlı.”Abla üniversite öğrencisiyim birkaç soruluk bir anket yapabilir miyim “ dedi.Kıyamadım tamam dedim.Ayak üzeri diş ve ağız sağlığı ile ilgili  birkaç soru sordu cevapladım.Sorular bitti.Çocuk çantasından bir diş macunu çıkardı “abla bu bizim firmanın diş macunu tanıtım amaçlı alır mısınız “ dedi.Ne diyeceğimi şaşırdım.”ben ev sahibi değilim arkadaş ta şu an meşgul” dedim.İyi günler dileyerek kapıyı kapattım.Çocuk üst kata çıktı ama nasıl vicdan yaptım anlatamam.”Y a altı üstü bir diş macunu ,ihtiyacı var ki çalışıyor,alsan nolur ,sonuçta bir öğrenciye yardım etmiş olacaksın” falan içi sesim habire konuşuyor.Dayanamadım inanır mısınız, gittim kapıda bekliyorum.Çocuk inerken kaçırmayayım diye.
Epey bekledikten sonra ayak sesleri geldi ,hemen kapıyı açtım seslendim.”Bir dakika durur musunuz ,o diş macunundan almak istiyorum “deyip çocuğu çağırdım.Neyse çantasından bir paket macun uzattı fiyatını sordum “15 lira abla “dedi.Bir duraladım bu orta boy macunu en fazla 6-7 liraya marketten alırsınız.Ama çocuğu da durdurmuş bulundum.Kalsın diyemedim,aldım macunu..
Biraz sonra bebeğini uyutan arkadaşım geldi ,konuşmaları duymuş ne olduğunu sordu.Macunu uzattım” sana ev hediyesi aldım” deyip verdim.Sonrada olayı anlattım.Arkadaş bastı kahkahayı..
Zaman ,zaman sizinde başınıza gelmiştir.Tencere almak için gittiğiniz mağazadan elektrikli süpürge alarak çıktığınız, yada çorap alayım derken ne olduğunu anlamadan ,kendinizi  elinizde elbise paketleriyle mağazadan çıkarken bulduğunuz olmuştur.
Bu durumlarda hemen kendinizi suçlamayın uyanık satıcıların taktiklerine maruz kalmış olma olasılığınız kuvvetle muhtemel.
Artık bütünleşik pazarlama sistemleri ile profesyonel bir şekilde satış artırma yöntemleri kullanılıyor, ama o başka bir yazı konusu.Ya  Aristotales’in retoriği ,pazarlama için ders olarak okutuluyor daha ötesi var mı?
Bu yazıda çok kullanılan birkaç psikolojik satış yöntemini anlatacağım.

1 Ekim 2017 Pazar

AŞURE NELER SÖYLER ?





      Rivayet odur ki Nuh tufanından önce  bütün inananları yaptığı gemiye alan Hz. Nuh, onların ihtiyaçları için çeşitli gıda maddelerini de depolar.Bütün hayvan cinslerinden birer çift te gemide kendilerine yer bulur.Vakti zamanı gelir, yerden sular kaynar ,gök adeta delinir yere iner. Göz gözü görmez olur ,fırtına günlerce sürer, bir avuç insan nereye gittiğini görmeden ne zaman biteceğini bilmeden, günlerce yol alırlar.Gel zaman git zaman fırtına diner, yağmurlar kesilir, güneş gülen yüzünü gösterir ve gemi ağrı dağına demirler.İnananlar şükürle karaya ayak basarlar. Kalan erzakları indirirler, yemek vaktine hazırlık için .İki  avuç buğday kalmıştır, bir avuç nohut, bir avuç fasulye. Çömleğin dibinde belki biraz bal veya pekmez ,birer parça fındık,üzüm kayısı ceviz vs..vs..
      Hz. Nuh tüm bu yiyecekleri toplar bereketli elleriyle bir aş pişirir lezzetli mi lezzetli.Bu hadise Muharrem ayının on’una denk geldiği içinde adına arapça 10 demek olan  (aşera)  denir ve zamanla aşure olur bu güzel yemeğin adı.
                    ***
      Kaç uygarlığın toplamıdır Anadolu .Kaç milletin birikimidir .Bu birikimden kaynaklı  ne çok, ne güzel geleneklerimiz var ,aşure gibi dostluğu, sevgiyi ,yardımlaşmayı, paylaşmayı anlatan.,
      Kendimize benzeyenlerle arkadaşlık etmek, dostluk kurmak ne kadar kolay ve konforlu.Ama bize ne katıyor? Bize benzeyen, kendisinde bizi tekrarlayanlar…
      Aşure normal şartlarda beraber düşünemeyeceğimiz , beraber pişirmeyeceğimiz gıdaların toplamı olduğu için bu denli lezzetli değil mi ? Fasulye ile şekeri ,nohutla kayısıyı ,üzümle buğdayı yan yana düşünmeyiz pek, ama bir araya gelince ne muazzam bir birliktelik oluyor. Anadolu gibi
      Sadece tek çeşit veya iki çeşitle yakalanabilir mi bu aroma ? Ayırmamak gerekli nohutu, fasulyeyi ,buğdayı, narı, üzümü, kayısıyı, cevizi ki aşure olsun.Ayırmamalı Türk’ü ,Kürd’ü Alevi’yi, Çerkez’i, Laz’ı, Ermeni’yi ,Rum’u ki Anadolu olsun
     Benzetmek için uğraşıyoruz var gücümüzle insanları kendimize .Ayrı yaratmış ise yaradan gerek var mı benzetmeye çalışmaya birbirine .Aşureyi robottan geçirsek mikserle iyice yedirsek birbirine aşure diye bir şey kalır mı? Gerek var mı buna. Nohut nohut olarak kalmalı, fasulye fasulye olarak ama her biri vermeli ki tadını ,aromasını birbiriyle zenginleşsin
      Bereket demektir aşure .Bir avuç buğday,bir avuç fasulye,nohuttan kazan dolusu aşure çıkar,Ama şekerle birleşmeli  iyice kaynamalı dır ki o ayrı ayrı malzemeler bir olsun birbirinde çoğalsın ,Anadolu’yu bizi bir arda tutan ,tutacak olan sevgi gibi ,saygı gibi.
     Yalnız yenen aşure lezzetinden ne çok şey kaybeder.O ancak konu komşu ,akraba dostla paylaşılınca aşure olur gerçek anlamıyla.Anadolu’da komşuya götürülen aşure tabağı yıkanmaz ve boş geri verilir her zamanki alışkanlığın aksine .Karşılıksız  vermenin, beklentisiz olmanın adıdır aşure.
     Aşure Anadolu’nun ruhudur ,özüdür, anlamıdır, zenginliğidir. Bizi biz yapan değerlerimizin toplamıdır.Geçmişten devraldığımız,geleceğe iletmekle sorumlu olduğumuz değerlerimizin sembolüdür.
Aşureniz bereketli olsun.

    
***Daha önceki Aşure yazımı yeniden paylaşıyorum.Bu güzel geleneğimizin güzellikleriyle, Muharrem ayının bereketi ve rahmetiyle gelmesini dileyerek.***