28 Mayıs 2017 Pazar

HIDRELLEZ ZİYAFETİ




Bahar geldi davetler düğünler organizasyonlar start aldı .Çırağan da, Esma Sultan yalısında ,Four Seasons otelde düğünler düğün ziyafetleri sıraya girdi. Bu düğünlere davetlere ,ziyafetlere çağrılı az sayıdaki şanslı hanımefendiler  ipek tuvaletlerinin eteklerini tuta ,tuta geyşalar gibi nazlı nazenin yürüyerek ,erkek davetliler  Fraklarını papyonlarını düzeltip dimdik vakur ağır , ağır adım atarak boy gösteriyor gazetecilerin flaşları arasında , sarayların mermer merdivenlerinde  .
Ziyafet sofrası görüntüleri yansıyor ekranlara,sosyete mecmualarına  sosyal medya mecralarına.Meşhur tasarımcıların elinden çıkmış Kristal bardakların ,altın  yada gümüş varaklı yemek tabaklarının,gümüş çatal bıçakların , ipek sofra takımlarının peçetelerin süslediği canlı çiçeklerle bezenmiş kristal şamdanlarla aydınlatılmış muhteşem masalarda oturan, beş yıldızlı şeflerin ellerinden çıkmış lezzetleri tadan, etrafını gülümseyen gözlerle süzen kibar hanımlar ve beylerin yer aldığı görüntüler.
Kristal avizeler sarkıyor altın yaldız varaklı tavanlardan , ışıl ışıl parlıyor sofralar davetliler,Elleri beyaz eldivenli garsonlar gümüş tepsilerde servis yapıyor en özel mezeleri meşrubatları.
Salonun bir köşesinde canlı performans sergiliyor kemanlar, çellolar, flütler  çalan müzisyenler.İpek sesli kadın ses sanatçısı okşayan nağmelerle kulaklara da ziyafet çekiyor.
Her şey seçkin,zevkli,zarif,en pahalısından en parıltılısından.
            Bu davetlere katılabilen şanslı azınlıktan olmayanlara da davetler ,ziyafetler var.Hem de hepimizin davetli olduğu . Camlarımızdan içeri giren sıcacık güneş ışınlarıyla,pencerelerimizde süzülen  mis kokular la davet edildiğimiz

            Bir davete  çağrılıyız  hıdırellez gününde . Hani Hızır as. ile İlyas  as.’ın yılda bir kez buluştuğu o günde .Hani ismi yeşil manasına gelen, onun içinde geçtiği her yer yeşeren can bulan Hızır as.ile İlyas peygamberin buluştuğu bu günde.
            Zannetmeyin ki herkes çağrıldığı için özensiz ,kalitesiz,zevksiz, harc-ı alem öylesine!
            Hayır hayır en güzel ,en zevkli,en lezzetli,en kaliteli .
            Ziyafet salonuna giden yolun iki tarafı canlı çiçeklerle tanzim edilmiş.Her biri tasarımcı elinden çıkmış zevkli özenli..
            Yol boyu rengarenk gülen, pembeli kırmızılı  zakkumlarla bezenmiş.Kırların zarif hanımefendisi papatyalar kaplamış zemini, çiçeklerin çingenesi gelincikler alev alev sesleniyor aralarda ben buradayım diye.Bahçelerin kibar beyleri,  hercai menekşeler göz süzüyor bıyıklarını bura bura, gelgeç gönüllü leylaklar el ediyor ağaç tepesinden .uzun boylu hatmiler sağa sola ite ite otları çimenleri kendine yer açıyor. Mahçup hanımeliler parfüm serpiyor davetlilerin üzerine,şımarık yaseminlerden rol çalarak.
            Her biri ben buradayım diyor bak bakalım en güzel kim?
            Salonun kubbesine altın ışıkları her yeri ,her  şeyi okşayan billur bir top avize asılmış devasa ! Öyle ki Topkapı sarayının paha biçilemez tonlarca ağırlıktaki billur avizeleri yanında sönük kalır. Onun düğmesine basıp kapatınca  gümüş kandil yanıyor etrafındaki sayısız spot ışıkları arasında.
            Yerlere yeşil  ipek halılar serilmiş boydan boya anti stres .Bas üzerine derdini tasanı stresini çekip alsın ayak tabanlarından.Vücudundaki tüm elektrik aksın gitsin.
            Karşılayan garsonlar keten üniformalarını sımsıkı iliklemiş karşılıyor davetlileri.
            Açık büfe ziyafet ye yiyebildiğin kadar daha da istersen cebine sepetine doldur evine götür.Çok kibarlığa da lüzum yok çık üstüne açık büfenin ,ayakkabılarını çoraplarını çıkar çıplak ayaklarını sallandır aşağıya. Yediklerinde artanları da sağa sola atabilirsin fütursuzca hiç dert değil.
            Sofraya önce bir supla koyulmuş ahşap tasarım dal şeklinde.Üstünde ki tabak sivri uçlu küçük oval parçalardan oluşan özel tasarım yeşil renkli .Lokmalık porsiyonlar şeklinde hazırlanmış yiyecek parçaları,   yenebilir kıpkırmızı jelatinlerle ambalajlanmış, üzerine iştah açan bir parfüm sıkılmış iki ince narin çöp şişle birleştirilmiş en üstüne ipek bir fiyonkla tamamlanmış.İsterseniz yiyeceğinizin hazırlanım aşamalarını da görebilirsiniz.Hemen oracıkta hazırlanıyor pişiriliyor taze taze servis yapılıyor.Hiç kargaşa gürültü olmadan ,tabak çanak takırtıları çıkmadan, aşçılar yamaklar sağa sola koşuşup kilolarca çöp çıkarmadan.
Anladınız kiraz ağaçları  eliyle Pardon ! dalıyla veriliyor bu ziyafet.!!
            Daha alçakta hemen eğilip alabileceğiniz yakınlıkta servis edilenler de var.Bu seferki tabaklar tırtıklı kesilmiş damla şekilli parçalardan tasarlanmış.üzerindeki yemeğiniz ters damla şeklinde kırmızı renkli kadifeyle ambalajlanıp üzerinde ki  sarı çıtır krokan parçalarıyla hem görüntü hem lezzet kalitesi hedeflenmiş.Üzerindeki parfüm daha baskın daha davetkar.Ambalajın toplanıp birleştirildiği yer yeşil renkli kadife kordela ile tamamlanmış.
Yani çilek fideleri üzerinde hazırlanmış sofra  bu da !!
            Bakın davetliler de sökün etmiş.Üzeri siyah puantiyeli binlerce senedir modası geçmeyen parlak kırmızı pelerinini geçirmiş uğur böceği uçarak gelip sofraya kuruldu.Ona nispet eder gibi gökkuşağı renklerinden oluşan kişiye özel tasarım, davet elbisesi ile gelen bir kelebek nazlı ,nazlı süzülerek oturacak yer arıyor.Geç kalan bir tırtıl ipek tüylü yeşil kostümü ile hızlı ,hızlı geliyor.Önce ön ayaklarını uzatıyor ileriye karnını kamburlaştırıp bir yay çiziyor yükseliyor arka ayaklarını getiriyor ön ayakları yanına.Ahenkle ilerliyor.Çalışkan  bir arı sarı siyah tayyörünü üzerine geçirmiş  vızlayarak dans ede, ede konup kalkarak kışlık yiyeceğini de hazır ediyor bir yandan karnını doyururken.
             Müzik te ihmal edilmemiş.Zarif küçümencik bülbül alçak perdeden başlayıp gittikçe üst notalara çıkıyor uzun süre orda kalırken , birden düşüyor volüm, Tekrar üst perdeye çıkıyor aniden, bu sefer yavaş, yavaş alçalırken nağmeler, yan masadan bir ağutos böceği katılıyor keskin ve kuvvetli sesiyle. Sonra rüzgar eşlik ediyor yapraktan marakaslarını çala çala.Uzun boylu zarif sazlar fülütleri ile katılıyor koroya.Çoban çıngırakları rüzgara nispet yapıyor  sere serpe yayıldıkları ipek halının üzerinden.
            Kiraz ağaçlarının yanında erik ağaçları ,arkada beyaz siyah dut ağaçları meyvelerini yerlere serperek ,biraz ötede kayısı ile yeni dünya  turuncu, turuncu gülümseyerek dallarını yere eğip temenna ederek  davet ediyorlar zevk sahibi, ihtiyaç sahibi tüm canlıları açık büfe ziyafet sofralarına.
            Biz de buradayız diye sesleniyor çilekler domatesler böğürtlenler.  Biraz mahçup panlıcanlar, enginarlar .Biberler baş eğerek selam veriyor.
            Muhteşem ziyafet sofraları hazırlanmış tüm yeryüzünde zevkli zarif zengin hem de herkes davetli istediği zaman gelmek üzere ama bitişi kaçırmadan mevsimi geçmeden.
            Yalnız biraz zahmet etmeniz gerekiyor şehir dışına kadar , tüm yapacağınız o kadar..