3 Şubat 2015 Salı

PEYGAMBERLER DİYARI URFA

                   
                     


.Urfa Peygamberler şehri olarak biliniyor.
Bu gördüğünüz açıdan ,taş yapılarıyla Urfa şehir silüeti  Mardin'e benziyor.Burası eski Urfa.


Yerel giysileri ile Urfa'lı kadınlara şehrin her yerinde rastlayabiliyorsunuz.Farklı renkte kullandıkları başörtülerinin rengi mensup oldukları aşireti belirtiyormuş.

                                 Öğle yemeğini yediğimiz taş binanın dışardan görüntüsü.

Taş binalar çok estetik ve fonksiyonel.Kalabalık ailelerin her türlü ihtiyacı gözetilerek inşa edilmiş.Bugün restoran olarak kullanılıyor.Mahremiyet gözetilerek evlerin içi dışardan görülmeyecek şekilde dizayn edilmiş.
Geniş bir avlunun etrafına her bir oda ailedeki bir kardeşin yaşaması için uygun olarak inşa edilmiş.Avlunun ortasındaki kuyu taş işçiliğinin mükemmel bir örneği.
Yediğimiz Urfa kebapta et,zırh denilen satır benzeri büyük bir bıçakla doğranıyor.Kıyma gibi makinede çekilmiyor.Tekrar tekrar söylüyorum ki bir yemek kesinlikle asıl  yerinde yenilmeli.Başka şehirlerde yediğimiz Urfa kebapların çakma olduğunu burada net bir şekilde gördük.
BALIKLI GÖL- HALİLÜR-RAHMAN CAMİİ



Balıklı göl Hz İbrahim'in Nemrut tarafından ateşe edildiği yer olarak kabul ediliyor.Hz İbrahim Kuran'ı Kerim'de anlatılan Ululazm (yani büyük) peygamberlerlerden . Enbiya suresinde ateşe atılmasını anlatan ayetler geçiyor.
       Tek yaratana iman eden  Hz İbrahim Nemrut ve halkının taptığı putları ,tüm şehir ahalisinin şenlik için toplanmasından yararlanarak ,boş kalan mabetlerine girer ve en büyükleri hariç hepsini kırar.Baltayı en büyüklerinin boynuna asar.Şenlik sonunda mabede gelen halk putlarının kırıldığını görür ve şenliğe gelmeyen İbrahim tarafında yapıldığını anlarlar.Hz İbrahim Nemrut tarafından ateşte yakılarak cezalandırılmak istenir.Bunun için civarda ne kadar odun varsa toplanarak çok büyük bir ateş yakılır.Ateş o kadar büyüktür ki yanına yaklaşılamadığı için Hz. İbrahim mancınıkla ateşe atılır.

        Ama Cenab-ı Hakkın ''Ey ateş İbrahim için serin ve selamet ol (Enbiya 69)'' buyurması ile ateş Hz İbrahime zarar vermez.


Halk arasındaki inanışa göre bu hitaptan sonra ateş suya odunlar da balığa dönüşür.Bu yüzden Balıklı göl ve göldeki balıklar halk tarafından kutsal kabul edilir.Ve balıklar yakalanmaz. 

                            

Gölün kenarında satılan balık yemlerinden alıp suya serptiğiniz zaman balıklar yemleri yemek için oraya toplanıyor.Aralarında ağzı hep açık duran balıkları görünce kendi aramızda gülüp espri yapmıştık.''Bu balıklar diğerlerinden daha obur herhalde ''diye ama sonra çok üzücü bir şey öğrendik.


Meğer bazı insan kılıklılar , zavallı balıklara nohut ve benzeri yiyecekler atınca zavallıcıklar onları yutmaya çalışıyor ama  boğazlarına takıldığı için yutamıyor ve ağızları açık kalıyormuş.Tabi ki sonrada açlıktan ölüyorlarmış.Duyunca o kadar çok üzüldüm ki..

                           
                                       Gölün civarı piknik alanı olarak  da kullanılıyor.

AYN ZELİHA GÖLÜ

Rivayete göre Nemrut'un kızı Zeliha gizlice Hz İbrahim'e iman etmiştir.Onun ateşe atılmasına engel olamadığı için o kadar üzülür ki oda kendini ateşe atar ve onun ateşe düştüğü yerde de bir göl meydana gelir.Bu gün bu göle Ayn Zeliha (Zeliha'nın gözü) ismi verilmiştir.Gölün etrafında çok hoş çay bahçeleri var ve her daim cıvıl cıvıl ve isterseniz gölde kayıkla gezebiliyorsunuz.


MEVLİD-İ HALİL CAMİİ



Hz. İbrahim, Mevlid-i Halil Cami avlusunun güneyinde bulunan mağarada doğmuştur. Rivayete göre devrin hükümdarı Nemrut, bir rüya görür. Sabah rüyasında gördüklerini müneccimlerine anlatır. Müneccimlerin "Bu yıl doğacak bir çocuk senin saltanatına son verecektir" demesi üzerine Nemrut, halkına emir salarak o yıl doğacak bütün erkek çocukların öldürülmesini ister.
Sarayın putçusu Azer'in hanımı bu mağarada gizlice Hz. İbrahim'i dünyaya getirir. Hz. İbrahim 7 yaşına kadar bu mağarada yaşamıştır. Hz. İbrahim'in doğduğu mağaranın içerisinde bulunan suyun, şifalı olduğuna ve bir çok hastalığı iyileştirdiğine inanılır.


Mevlid-i Halil Camii'nde sabah namazlarından sonra zikir yapılıyor ama kadınlar giremiyor.Ancak pencerelerden görebiliyorlar.
                                                    Hz İbrahim'in doğduğu mağara.


HZ EYYÜB MAKAMI










HARRAN


HARRAN EVLERİ












ERRUHA OTEL







URFA MÜZESİ











7 yorum:

  1. Çok hoş bir yazı olmuş :)

    YanıtlaSil
  2. Teşekkür ederim fernoce sizin de Eminönü 1 yazınız çok güzel.Benim bakarken başım döndü .Ayrıntıları kaçırmamışsınız.

    YanıtlaSil
  3. Merhaba, nasip olursa bir ay sonra öğretmen olarak tercih yapacağım. Urfa da o şehirler arasında olacak.
    Manevi anlamda dolu dolu bir şehir, hoş bir gezi olmuş.
    Belki benim yolum da oralara düşer :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sizin adınıza çok sevindim.Darısı başıma diyeyim.İnşallah ilk öğretmenlik deneyiminiz ,beklentilerinizin çok üstünde güzellikler katar hayatınıza.Ama tayininiz Urfa'ya çıkmasa bile mutlaka oralara yolunuzu düşürün.Oralara kadar gitmişken de Mardin ,Diyarbakır ve Gazi Anteb'e muhakkak uğrayın.Ben ilk giderken tereddütlerle gittim ,ama kalbimde öyle bir yer edindi ki ,anlatamam.

      Sil
    2. İnşallahh :) Yoksa öğretmenlik mi okuyorsunuz?
      Büyük ihtimal saydığınız şehirlerden veya o çevreden bir yere atanacağım, ben de merak ediyorum o güzel toprakları :)

      Sil
    3. Yok öğretmenlik değil,İletişim Fakültesi.İletişimcilerin devlet kurumlarında istihdam oranı çok az.O yüzden ,atanma ihtimali düşük olduğu için söyledim. Atanacağın yerlerde bulduğun, beklentinin üzerinde çıkar inşallah.

      Sil
    4. Anladımm. Teşekkür ederim çok, umarım sizin de gönlünüzce olur :)

      Sil